YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23682
KARAR NO : 2014/18019
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet,
Sanıklar … ve … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1,50/4, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet,
Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 51/1, 53/1, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sürücü belgesinin onaylı örneği getirtilmeden TCK’nın 53/6. maddesi uyarınca geri alınmasına karar verilmesi, UYAP sisteminden temin edilen ve dosya içine konulan, sanık …’na ait sürücü belgesinin, suç tarihi itibariyle ve halen geçerli olduğunun anlaşılması sebebiyle bozma konusu yapılmamış; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin ve CMK’nın 232/2-d maddesi uyarınca sanık …’nun gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığının gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklikler olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin olay trafik kazası olduğundan sanıklar … ve …’ya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığına, sanıklar hakkında teşdiden ceza tayininin hakkaniyete aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve eksik incelemeye; katılan vekilinin, sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayini gerektiğine ve takdiri indirim hükmünün uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezalarının belirlenmesine esas tam gün sayılarının belirtilmemesi; bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarların belirlenmesi sırasında uygulanan kanun ve maddelerinin gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesi ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Katılan lehine tayin olunan vekalet ücretinin sanıklardan ne şekilde tahsil edileceğinin kararda gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinin İlk paragraflarında yer alan “kast ve” ibaresi ile “sanıkların amaç ve saiki” ibarelerinin hükümlerden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. alt paragrafında yer alan “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2. bendinin 4. alt paragrafında yer alan “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “sanıklardan” ibaresinin çıkarılarak yerine “sanıklar …, … ve …’dan eşit olarak” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
A- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’nun, sanıklar … ve …’nın ortak olduğu, sanık …’nın işçi çavuşu olarak çalıştığı havuç tarlasında, sevk ve idaresindeki traktöre bağlı havuç sökme makinesi ile havuç söktüğü, günlük yevmiye karşılığı tarlada işçi olarak çalışan ölenin de, traktör tarafından sökülen havuçlardan tarlaya düşen ve işçiler tarafından kendisine uzatılan havuçlar ile makinenin sökemediği havuçları toplayarak makinenin bantına atmak üzere, havuç sökme makinesinin arka kısmında, basamak üzerinde bulunduğu, sanık …’nun olay günü gündüz saat 17:00 sularında, sevk ve idaresindeki traktörle tarlanın diğer ucuna gitmek için geri manevra yaptığı sırada ölenin dengesini kaybederek düştüğü, geri manevra yapan traktörün arkasında bağlı olan havuç sökme makinesinin ölenin üzerinden geçerek yaralanmasına sebep olduğu, hastaneye kaldırılan ölenin, trafik kazasıyla husulü mümkün kafa travmasına bağlı beyin kanaması nedeniyle aynı gün yaşamını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda; kazanın meydana gelmesinde, havuç sökme makinesi üzerinde işçi bulunup bulunmadığını kontrol etmeden geri geri hareket eden sürücünün tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları ile havuç sökme makinesinin arkasındaki basamak üzerinde duran işçinin tutunabileceği korkuluk/tutanak bulunmamasının etken olduğu, işçi çavuşu olduğu belirtilen sanık …’nın, ölen işçiye traktöre binmesi konusunda herhangi bir talimat vermediği, araçtaki mekanik aksam eksikliğini giderme konusunda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, işçilerin tarladaki işbölümünü yaptığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın da diğer işçiler gibi tarlada çalışmakta olduğu, mevcut eylem nedeniyle cezai yönden sanığa izafe edilebilecek kusur bulunmadığı anlaşılmasına rağmen, dosya içeriği ve oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında; denetim süresi belirlenirken, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verilirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmemesi,
3- Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … hakkındaki hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.