YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28478
KARAR NO : 2014/18077
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2, 50/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetin ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26.04.2011 tarihli kararla sanık hakkında 1 yıl 9 ay 20 hapis cezası tayin edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde 15.05.2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine 26.04.2011 tarihli önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesine karar verilmesi ile yılın 360 gün kabulüne bağlı olarak sonuç cezanın 645 gün olarak belirlenmek suretiyle eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında Kanun madde ve fıkrasının TCK’nın 52/4. yerine 52/2 olarak yazılması
2-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesinin seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeye bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar
../.
-2-
verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 4. paragrafındaki “TCK’nın 52/2.” ibaresinin “TCK’nın 52/4” şeklinde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının 5. paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.