YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4249
KARAR NO : 2012/27328
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/1, 53/6, 63. maddeleri maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Saat 13:30 sıralarında sanık … yönetimindeki otomobili ile tek yönlü, meskun mahal, bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyrine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar … ve …’e toplam 16.70 metrelik frenle aracının sol ön teker kısmı ile yolun solunda çarpması sonucu yaya Abdullah Özden’in ölümü ile …’in yaralanmasına neden olduğu olayda sanığın ifadelerinde yayaları gördüğünü beyan etmesi ve fren mesafesi dikkate alındığında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin Raporuna göre sanığın tali kusurlu olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafinin kusur durumuna ve sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinin ancak kasıtlı suçlarda uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
2-Katılanlardan yalnızca …’in kendisini vekille temsil ettirmesine karşın tüm katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” kıstası uygulanamayacağı, taksirli suçta kastın yoğunluğundan söz edilemeyeceğinden, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
4- Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilebileceği veya ertelenebileceği, tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilik durumunun bulunmamasına, kaza sonrası olay yerinden kaçmayarak yaralılara yardım etmesine rağmen hükümde “Suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın kişiliği nazara alınarak” şeklindeki yerinde olmayan gerekçelerle, TCK’nın 50. maddesi ile adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanık hakkında “Sanığın kişiliği, geçmişteki hali, suç işleme hususundaki temayülleri nazara alındığında verilen ceza tecil edildiği takdirde ilerde tekrar suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından” şeklindeki dosyası kapsamıyla bağdaşmayan gerekçe ile TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.