Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21193 E. 2012/26488 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21193
KARAR NO : 2012/26488
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili, mahalli Cumhuriyet savcısı ve Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında belirtildiği üzere Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 15/10/2009 tarihinde verilen hükme karşı 16/12/2009 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Kolluk kuvvetlerine, sanığın evinde tarihi eser bulundurduğunun ve bu eseri satmaya çalıştığının ihbar edilmesi üzerine, sanığa ait ev ve eklentilerinde usulünce arama yapıldığı, arama neticesinde, sanığın kullanımındaki cam seranın kenarında naylon bir çuval içerisinde korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz bir adet mezar steli bulunduğu, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, bulunan varlığın kendisine ait olmadığını, geçmiş dönemlerde muhtar olarak görev yaptığı için kendisine husumet besleyen insanlar olduğunu, bu kişiler tarafından eserin seranın kenarına bırakılmış olabileceğini beyan ettiği, olay yerinde yapılan keşiften sonra düzenlenen bilirkişi raporunda da, olay yeri ve çevresinin açık arazi olduğunun, dışarıdan bölgeye rahatlıkla girilebileceğinin, eserin bulunduğu yerin, sanık tarafından muhafaza altında tutulabilecek bir yer olmadığının belirtildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça konu korunması gerekli kültür varlığının sanığa ait olduğuna ve sanık tarafından bulundurulduğuna dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yetecek kesin deliller mevcut olmadığı, bu nedenle mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.