YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26393
KARAR NO : 2012/26983
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2-3, 51-3, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine göre, kanun yollarına başvuru süresi, sürenin başlangıcının öğrenilmesinden itibaren 7 gün içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın yokluğunda 11.03.2010 tarihinde verilen hükmü, 06.04.2010 tarihinde tebliğ ettiği, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 14.04.2010 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede, yasa yolu bildiriminin usulüne uygun olmadığından bahisle sanığın temyizinin süresinde olduğuna dair görüşe iştirak edilmeyerek, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak temyiz isteminin REDDİNE,
2- Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince :
Konya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 20.10.1989 tarih ve 579 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilen, Konya İli, Bozkır Dere Kasabası Sülek ekeneği sınırları içerisinde kalan evin, dosya içerisinde mevcut inşaat mühendisi bilirkişisinin 04.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre, 75 yaş ve üstü olduğunun bildirilmesi karşısında, suç tarihi olarak 1989 yılı öncesi esas alınarak yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1989 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/9 maddesindeki
şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.