Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20627 E. 2012/28086 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20627
KARAR NO : 2012/28086
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Esas-Karar No : 2005/664 – 2006/74

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılıktan sanık …’in, anılan Kanunun 68/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün ağır hapis ve 96.328.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01/03/2004 tarihli ve 2003/282 Esas, 2004/165 sayılı kararının temyiz edilmesini müteakiben 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerin uygulanması gerektiğinden bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine, sanığın 2863 sayılı Kanunun 68/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 70 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, nakdi teminatın karar kesinleştiğinde iadesine dair, aynı Mahkemenin 17/02/2006 tarihli ve 2005/664 Esas, 2006/74 sayılı kararı ile ilgili olarak;
1- Sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 68/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35/2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucu 1 yıl 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince yalnızca hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin mümkün olmasına, adlî para cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunmamasına rağmen; ertelemenin sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın her iki cezayı kapsar bir biçimde sanık hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine karar verilmesinde,
3- 2863 sayılı Kanun’a aykırılıktan tutuklu olarak yargılanan sanığın 09/05/2003 tarihli oturumda 10 milyar nakdi kefalet ile tahliye edilip 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 122. maddesi uyarınca duruşmalara mazeretsiz gelmediği takdirde hazineye irat kaydedileceği hususunda uyarıda bulunulduğu, ancak sanığın 06/06/2003 tarihli oturuma mazeretsiz gelmemesi üzerine teminat akçesinin hazineye irat kaydına karar verildiği, mahkemece sanık hakkında 01/03/2004 tarihinde 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet kararı verildikten sonra temyiz aşamasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın mahkemesine iade edilmesini müteakiben mahkemece tekrar 17/02/2006 tarihinde kurduğu yeni hükümde daha önce kesinleşen teminat parası hakkında, nakdi teminat kararı kesinleştiğinde iadesine karar vererek daha önce hazineye irat kaydı kararı verilen nakdi
teminat konusunda iadesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 14/07/2010 gün ve 2006/8634/46720 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/08/2010 gün ve 2010/180465 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2006 tarihli ve 2005/664 Esas, 2006/74 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; hüküm fıkrasının üçüncü paragrafındaki hapis cezasının “1 yıl 15 gün hapis cezası” şeklinde, dördüncü paragrafının, “Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluştuğundan sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 51/1 maddesi gereğince teciline” şeklinde düzeltilmesine, sekizinci paragrafında yer alan “Nakdi teminatın karar kesinleştiğinde iadesine” cümlesinin hükümden çıkartılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.