YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22411
KARAR NO : 2012/28744
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; Ayırma
2- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanıklar …, … ve … hakkında; Hüküm kurulmasına yer olmadığı
3- Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 64/1 maddesi uyarınca Düşme
4- Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 63, 58/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet
5- Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a, 52/1-2-4, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık … hakkındaki dosyanın tefrikine, sanıklar …, … ve … hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına ve sanık … hakkında açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümler katılan vekili; sanıklar … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanık …, sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında 5271 sayılı CMK’nın 10. maddesi uyarınca verilen tefrik kararının, aynı Kanunun 223/1 maddesine göre hüküm niteliği taşımadığı ve bu nedenle temyizi mümkün olmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin sanık … hakkındaki karara ilişkin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
1- Sanık … hakkında açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda sanık … hakkında açılan kamu davasının, sanığın 29/07/2008 tarihinde öldüğü gerekçe gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin, adı geçen sanık yönünden bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’in bir nedene dayanmayan; katılan vekilinin, sanık …’ın eyleminin kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu oluşturduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Kolluk kuvvetlerince, hakkındaki dosya tefrik edilen sanık …’ın tarihi eser almak için, ikamet ettiği Lapseki ilçesinden Çanakkale iline geleceği yönünde istihbari bilgilere ulaşılması üzerine soruşturmaya başlandığı, yapılan takip sonucunda sanık …’ın, aracının bagajında bulunan ve korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz iki adet taşı, olay yerine birlikte gelen sanıklar … ve …’a gösterdiğinin tespit edildiği, adı geçen sanıkların, baktıkları varlıkların taklit olduğunu düşünerek, alım satım ilişkisi kurulmaksızın olay yerinden ayrıldıkları, kolluk kuvvetlerince düzenlenen ve altında sanık …’ın imzasının da bulunduğu 10/11/2006 tarihli yakalama tutanağında, sanık …’ın, araçta bulunan taşlara alıcı olarak baktıklarını, ancak taklit oldukları düşüncesiyle almaktan vazgeçtiklerini söylediğinin belirtildiği anlaşılmakla, sanık …’in, yakalandığı tarihten birkaç gün önce bulduğunu beyan ettiği suça konu eserleri “satışa arz etmek” suretiyle kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu işlediği ve sanığın, lehine olan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 67/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanık … hakkında “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan hüküm tesisi,
b) Sanık …’ın, hakkındaki dosya tefrik edilen sanık … ile bir araya gelip, sanık …’a ait aracın bagajında bulunan suça konu eserlere alıcı olarak baktığı, ancak gördüğü varlıkların taklit olduğunu düşünerek alım satım ilişkisi içerisine girmeksizin olay yerinden ayrıldığı, korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını bulan kişinin sanık … olmaması nedeniyle adı geçen sanığın “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu işlediğinden söz edilemeyeceği, diğer yandan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 67/2 maddesinde, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun unsuru olarak sayılan “satışa arz etme”, “satma”, “verme”, “satın alma” ve “kabul etme” hareketlerinden hiçbirinin sanık … tarafından gerçekleştirilmediği, sanığın, icrasına başladığı suçu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması durumu söz konusu olmadığından, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun sanık yönünden teşebbüs aşamasında kaldığının da kabul edilemeyeceği, mevcut delil durumu itibariyle sanık …’ın suç oluşturan bir eyleminin bulunmadığı gözetilmeksizin, “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a) İnceleme konusu suç, sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu değerlendirilen ilamın kesinleştiği 22/11/2006 tarihinden önce işlendiğinden, anılan ilam nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı gözetilmeksizin, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanık …’ın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine sanıklardan eşit olarak alınmak üzere, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.