Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/2491 E. 2014/18848 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2491
KARAR NO : 2014/18848
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal, Hakaret
Hüküm : Beraat

Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, internette www.medyaradar.com isimli haber sitesinin sahibi, genel yayın yönetmeni ve içerik sağlayıcısı, katılanın ise Habertürk isimli televizyon kanalının genel yayın yönetmeni olduğu, sanığın, … televizyonunda yapılan personel atamaları nedeniyle sahibi olduğu internet sitesinde 15.02.2010 tarihinde “… Medyaradar’ın Haberini Nasıl Doğruladı? İşte Sürgünün Belgesi, İşte Bulut’un Mesajı! (Medyaradar/Özel)” başlığı altında, katılanın, iki muhabiri sürgüne gönderdiği ve istihbarat şefi Z.A.A’yı görevden aldığı biçiminde haber yapıp, haberin dayanağı olarak katılanın televizyon personelinin dikkatine gönderdiği atama ve görevden almalara ilişkin elektronik posta içeriğini yayımladığı olayda;
Haber içeriğinin katılan tarafından inkar edilmediği, bu haliyle haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, tanınmış bir gazeteci ve bir haber televizyonunun genel yayın yönetmeni olan ve yürüttüğü görev nedeniyle kamuya mal olmuş katılanın, televizyon kanalında önemli görevlere yaptığı atama ile görevden almaların mensubu olduğu toplumun bilgilendirilmesi hakkı kapsamında kamuoyuna sunulmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi taşıdığı, haberde kullanılan ifadelerin, habere konu olayla fikri bağlantısının bulunduğu, haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olduğu, yayımlanan haberin, basının haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği nedeniyle beraatine karar verilmesi yerine yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı nedeniyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. nolu bendindeki “…sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK. 223/2-e…” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “kanuni unsurlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından CMK’nın 223/2-a” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün yapılan temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, internette www.medyaradar.com isimli haber sitesinin sahibi, genel yayın yönetmeni ve içerik sağlayıcısı, katılanın ise Habertürk isimli televizyon kanalının genel yayın yönetmeni olduğu, sanığın sahibi olduğu internet sitesinde 21.06.2010 tarihinde “…….. Talimhane’deki İnfazcı-…’teki medyaradarcı! Açıklıyoruz” başlığı altında “… ‘İçimizdeki Medyaradar’cıları bulun!’ talimatı verdi. …’un bu talimatını da ilk Medyaradar duyurdu. İşte o haberden sonra olanlar oldu. … bir haber toplantısında ağza alınmayacak sinkaflı küfürler etti. Gelelim konunun … ile ilgisine. Hızını alamayan … haber toplantısında ‘Bunları Medyaradar’a haber veren O… çocuklarını bulup infaz edeceğim’ dedi. Yanlış okumadınız: İnfaz Edeceğim! Hem de altını çizerek, tekrar ederek… Bunu söyleyen bir yayın yönetmeni. ….. … Hukuka mı inanıyor yoksa kurtlar vadisindeki infaz kültürüne mi? Bununla ilgili araştırmalarımız sürecek…” biçimindeki ifadeler ile haber yaptğı olayda;
Basının haber verme hakkından söz edilebilmesi için haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunması ve haberin konusu ile kullanılan ifadeler arasında düşünsel bağlılık anlamında öz ve biçim dengesinin korunması gerektiği, somut olayda, tanınmış bir gazeteci ve bir haber televizyonunun genel yayın yönetmeni olan ve yürüttüğü görev nedeniyle kamuya mal olmuş katılanın, bir haber toplantısında yaptığı iddia edilen açıklamaların haber yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi bulunduğu kabul edilebilir ise de; yazı içeriğinin doğrulanmaması ve doğruluğuna ilişkin dosyaya kanıt sunulmaması nedeniyle gerçek olmadığının anlaşıldığı, gazetecinin haberi yayımlamadan önce olayın gerçek olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğu, gerçekliği kanıtlanmamış iddiaların yayımlanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gibi katılanın küfürcü ve baskıcı olduğu şeklinde kamuoyuna izlenim verilmek suretiyle hakkında küçültücü değer yargıları içeren ve katılanın sosyal ve mesleki alanda kişilik haklarını zedeleyen haberin yapılmasının da hukuka aykırı olduğu, yazıda geçen “……Talimhane’deki İnfazcı…… Hukuka mı inanıyor yoksa kurtlar vadisindeki infaz kültürüne mi?…” biçimindeki ifadelerin eleştiri hudutlarını aştığı, kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, sanığın eyleminin basın özgürlüğü ve haber verme hakkı çerçevesinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; sanığa atılı suçun kanuni unsurlarının gerçekleştiği gözetilmeden mahkumiyeti yerine, eylemin haber alma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki isabetsiz gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı,
02.07.2012 tarihinde kabul edilip, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi ile, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından “kovuşturmanın ertelenmesi” kurumunun düzenlenmesi karşısında, TCK’nın 7/2 maddesi de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.