YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1948
KARAR NO : 2014/18851
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, konut dokunulmazlığının
ihlali
Hüküm : 1- TCK’nın 116/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- TCK’nın 134/1-2. cümle, 62/1, 52/1-2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, gazeteci olduğu ve bir haber ajansında çalıştığı, temyiz dışı sanık …’nin, ajansa gelerek katılanın, Işıl ve Nurten isimli kadınlarla birlikte değişik isimlerde lakaplar kullandığı, bu kişilerin kendisine büyü, tılsım ve celp yaparak 5.000-Euro parasını aldıkları ve ayrıca 5.000-Euro dolandırdıklarını ileri sürmesi üzerine temyiz dışı sanık … ve aynı ajanstan temyiz dışı sanık gazeteci …ile birlikte katılanın evine gittikleri, sanıkların birlikte evin müştemilatı sayılan bahçesine girdikleri, sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte bahçeye giriş anından itibaren kamera ve fotoğraf makinesi ile ses ve görüntü kaydı yaptıkları, katılanın, temyiz dışı sanık … ile aralarındaki tartışmanın kayda alındığı, katılanın jandarmaya telefon ederek yardım istediği ve jandarma görevlilerinin sanığı ve temyiz dışı sanıkları burada yakalayarak karakola götürdükleri olayda; katılanın ifadelerinde, temyiz dışı sanık …’nin bir otelde kuyumculuk yaptığı, kızkardeşinin sanıktan aldığı pırlanta yüzüğün sahte çıkması nedeniyle aralarında hukuki uyuşmazlık bulunduğu, bundan dolayı …’nin temyiz dışı sanıklarla birlikte bahçesine girerek kamerayla çekim yaptıkları, buna izin vermediği ancak devam ettikleri, uyarmasına rağmen bahçesini terk etmeyip çekime devam ettikleri, ayrıca gazeteye verdikleri ve rencide ederek saygınlığını bitirdikleri, hukuk fakültesi mezunu olduğu, saygınlığının ve kariyerinin olumsuz etkilendiğini belirtmiş bulunması ve dosyadaki CD içeriği gözetildiğinde, sanığın üzerine atılı suçların unsurlarının oluştuğu, sanığın, habere ulaşma ve haber verme hakkını kullandığının kabul edilebilmesi için, haberi öğrenmekteki kamu menfaatinin, kişinin özel yaşam alanına saygı hakkından üstün olması gerektiği, somut olayda, haber verme hakkının hukuka uygunluk nedeni teşkil etmeyeceği, özel yaşam alanına suçun aydınlatılması amacıyla adli mercilerce müdahale edilebileceği anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, olayın haber değeri bulunduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.