Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/17312 E. 2014/17560 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17312
KARAR NO : 2014/17560
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakanları 1936 doğumlu …’ın 04/02/2004 tarihinde öldüğünü, sağlığında 10233 ada 9 parselde bulunan 142/456 payını 01.10.2003 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini,işlemin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amacı ile yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlar;davalı ise,çekişme konusu payı mirasbırakandan bedeli karşılığında satın aldığını,ayrıca dava konusu yerde 91/456 payı da … Belediyesinden 28.03.2008 tarihinde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; muvazaa iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak mirasbırakanı 1936 doğumlu …’ın 04.02.2004 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları … ve dava dışı eşi İsmi ile çocukları …’yi bıraktığı, murisin kayden paydaşı olduğu 10233 ada 9 parseldeki 142/456 payını 01.10.2003 tarihinde davalı oğluna temlik ettiği, davalının anılan taşınmazda 91/456 payı da … Belediyesinden 28.03.2008 tarihinde satın aldığı, davalı …’ın … Belediyesinden gelen 91/456 payı ile birleştirilerek taşınmazda toplam 233/456 oranında pay sahibi olduğu, davalı ve dava dışı paydaş … ile yine dava dışı yüklenici arasında çekişme konusu taşınmaz ile ilgili olarak 28.01.2011 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulup 1, 5, 6 nolu bağımsız bölümlerin tam pay olarak, 3 nolu bağımsız bölümde ise 5/57 paylı olarak davalı adına sicil kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mirasbırakandan pay satın alan davalının murisin oğlu olduğu, satış tarihinde payın gerçek değeri 21.300,00 TL olmasına rağmen akit tablosunda 6.500.00 TL olarak gösterildiği, dinlenen tanıkların bir kısmının beyanlarında bu taşınmazın satıldığını hiç duymadıkları ve satımdan sonra da murisin ekonomik durumunda bir değişiklik olmadığını bildirdikleri, satış bedelinin ödendiği konusunda dosyaya herhangi bir delil ve belge sunulmadığı ve mahkemece; 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı gözetilerek yapılan soruşturma ile mirasbırakan tarafından çekişmeli taşınmazdaki payını mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik edildiği belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle, davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davalının, murisin temliki dışında Belediyeden de pay satın aldığı ve yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu 1 ,5, 6 nolu bağımsız bölümlerde tam, 3 nolu bağımsız bölümde ise pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı adına tescil edilen bağımsız bölümlerde miras bırakan tarafından temlik edilen pay yanısıra dava dışı Belediyeden satın alınan payların da bulunduğu tartışmasızdır.
Ne var ki, mirasbırakan tarafından davalıya 142/456 pay devredildiği, mahkemece iptal edilen 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin toplam arsa payının 114/456 olduğu ve bilirkişi raporunda mirasbırakan tarafından davalıya temlik edilen paya karşılık 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin iptal edilmesinin gerektiğinin bildirildiği de dosya kapsamı ile sabittir.
Hâl böyle olunca; mirasbırakan tarafından davalıya temlik edilen paydan davacıların miras payına karşılık gelen bağımsız bölümlerin bilirkişilere tespit ettirilerek,alınacak rapor doğrultusunda iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu doğrultusunda sadece 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin dikkate alınmak suretiyle, anılan bağımsız bölümlerin iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.