YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25277
KARAR NO : 2014/19138
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, çarşıdan satın aldığını savunduğu suça konu kültür varlıklarını internet üzerinde sergilemek suretiyle irtibata geçtiği alıcı kılığındaki kolluk kuvvetlerine satmak isterken yakalandığı olayda; “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun maddi unsurlarının oluşmakla birlikte, atılı suçtan mahkumiyet hükmü verilebilmesi için, ticarete konu edilen varlıkların 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli nitelik taşımasının zorunlu olup, dosya içerisindeki Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi bilirkişi tarafından düzenlenen 24/02/2012 tarihli raporda, incelenen 6 adet eserin olasılıkla bir dergah ya da tarikata ait olduğunun, 1 adet duvar levhasının 1923 yılına tarihlendiğinin, eserlerin aynı yerden geldiği göz önüne alındığında hepsinin aynı yıllara ait bulunup etnoğrafik eser niteliği taşıdıklarının belirtildiği;
2863 sayılı Kanun gereğince, Etnoğrafik nitelikte kültür varlıkları da tasnif ve tescile tabi, korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup, Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmeliğin 3/1 – (ı) maddesinde “tescile tabi etnoğrafik eser” in, “günümüzden yüz yıl öncesine kadar olanlar hariç, halkın hayat tarzını, dönemin sosyal, teknik ve ilmi özellikleri ile kültürünü temsil eden araç ve gereçler dâhil bilim, kültür, din ve mihaniki sanatlarla ilgili, belge değeri bakımından korunması gerekli insan yapısı taşınırlar” olarak tanımlandığı, suça konu eserler kültür varlığı olmakla birlikte günümüz ile yüz yıl öncesine kadar olan döneme ait olduklarından, korunması gerekli kapsamda kalmadıklarının kabul edilmesinin gerekeceği bu bakımdan, gerekçede isabet bulunmamakla birlikte, sanık hakkında verilen beraat kararının sonuç itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın üzerine atılı fiilin sübut bulmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün sonuç yönünden isteme uygun olarak ONANMASINA, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.