Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/5221 E. 2014/18857 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5221
KARAR NO : 2014/18857
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/1-2.cümle, 52/2-4, 54/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ikrar içeren anlatımları mağdur beyanları, telefon inceleme raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, belediye otobüsünde yolculuk yaptığı sırada cep telefonu ile mağdurun etek altı video görüntülerini çekerek kaydettiği olayda; mağdurun fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini çekerek kaydeden sanığın eyleminde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, sanığın, şikayetçinin onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda ve onun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeden, cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadına yönelik eylemiyle cinsel taciz suçunu da işlediği, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılması, cinsel taciz suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyete karar verilmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; gizliliğin mağdura ait görüntülerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi nedeniyle suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan düzenlemeye göre, temel cezada bir kat arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ile cep telefonu inceleme raporuna göre, mağdur dışında başka bayanlara ait etek altı görüntülerini çekerek kaydettiği tespit edilen sanık hakkında, suçun işleniş biçimi ve kastın yoğunluğu gözetilip TCK’’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın takdiri indirim maddeleri ve lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca taksitle ödenmesine karar verilirken taksit aralıklarının gösterilmemesi, İsabetsiz olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1-b bendinin 2.paragrafındaki “52/4 maddesi uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere hükme “birer ay ara ile” ibarelerinin yazılması suretiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.