YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21660
KARAR NO : 2014/11277
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1- Sanık … hakkında beraat;
2- Sanık … hakkında TCK’nın 89/1(2-b-e), 62, 53/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanık …’in mahkumiyetine sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın kusurunun bulunduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde, mağdurun halasının oturduğu apartmanda yönetici bulunmaması nedeniyle, sanığın apartmanın zorunlu işlerini fahri olarak yerine getirmekte olduğu, binanın asansörünün düzenli olarak aylık bakımlarını yaptırdığı, asansör bakımını üstlenen sanık …’ın asansör kapılarının değişmesi gerektiği yönündeki önerisinin bunun maliyetinin yüksek olması ve parasal sorunlar nedeniyle ileri döneme bırakıldığı, mağdurun babası …’in 09.10.2011 tarihli beyanında 1997 doğumlu mağdurun, halasının evine misafir olarak geldiğinde, kat sahiplerinde anahtarı bulunan asansörün kapısını halasından aldığı anahtarla açtığı ancak kabinin katta olmaması nedeniyle asansör boşluğuna düşerek yaralanması ile sonuçlanan olayda asansörün bu şekilde bilinerek kullanıldığı ve sanığın bu anlamda alabileceği önlem bulunmaması nedeniyle sanığa izafe edilecek kusur bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
b- Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
c- Olayda, mağdurun hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması nedeniyle, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın artırılması sırasında kanun maddesinin TCK’nın 89/2-b-e yerine 89/1 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.