YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13662
KARAR NO : 2014/18954
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2-3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2013 tarihli ve 2013/893 esas, 2013/826 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2. maddesindeki, “Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü gereği hapis cezası öngörülmesine rağmen, aynı Kanun’un 2. maddesindeki “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz”, hükmüne aykırı şekilde hüküm fıkrasında aynı eylem nedeni ile sanık hakkında 1 ay hapis cezasının yanı sıra ayrıca gün karşılığı 30 gün adlî para cezasına hükmolunup; hükmolunan söz konusu 30 gün karşılığı adlî para cezasının da bu kez 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince 600,00 Türk lirası adlî para cezasına çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.05.2014 gün ve 94660652-105-63-1687-2013/10579/36651 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2014 gün ve 2014/217509 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı TCK’nın 179/2-3, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince iki kez 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın üzerine atılı eylemine uyan suçun düzenlendiği TCK’nın 179/3-2. maddesinde, suçun karşılığı olan cezanın 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlendiği ve hapis cezasının yanında adli para cezasına yer verilmediği, buna rağmen incelenen kararın hüküm fıkrasında, sanığın 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetinin yanında 30 gün karşılığı adli para cezası ile de mahkumiyetine karar verilmesi ve hapis cezasının TCK’nın 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince, günlüğü 20TL den hesaplanarak 600 TL adli para cezasına çevrilmesi, 30 gün karşılığı adli para cezasının da yine günlüğü 20TL den hesaplanarak 600TL adli para cezası olarak belirlenmesi ve neticede sanığın iki kez 600TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabet görülmediğinden;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2013 tarihli ve 2013/893 esas, 2013/826 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, CMK’nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki
düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hükmün birinci bendindeki “30 gün karşılığı adli para cezası” ibaresinin ve üçüncü bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.