Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/28412 E. 2014/22686 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28412
KARAR NO : 2014/22686
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … Hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanık … Hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 53/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, yokluğunda verilen hüküm sanık …’a 25/12/2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, sanığın 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 03/01/2013 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Sanık …’nun temyiz incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suçu işlediğine dair delil olmadığına, tanık beyanlarına itibar edildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın, İzmir (1) numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04.04.1991 tarih ve 2809 sayılı kararı ile dava konusu yerin 1.derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, 04.12.2012 havale tarihli Arkeolog bilirkişi raporunda, kazı mahallinin Genç Roma Dönemi’nde inşaa edilen sarnıç olduğu, bu alanda son bir yıllık süre zarfında kaçak kazı eylemlerinin yapıldığı, bu eylemlerin sarnıç duvarını tahrip etmek suretiyle açılan 1.2 metre/1.1 metre ebatındaki delik ile başladığını ve mekan içerisinde 2.6 metre /5 metre / 7.5 metre ebatlarında bir alanda gerçekleştiğini belirttiği, olay yeri tespit tutanağı ile kazı mahallinde eski kazılmış toprağın yanı sıra ıslak toprağın da mevcut olduğunun tespit edildiğinin belitilmesine rağmen, sanık tarafından yapılan kazının derinliğine ilişkin bir açıklamanın yer almaması, dosya kapsamı içerisinde de belirtilen konuya yönelik herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında; sanık hakkındaki temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kültür varlığı elde etmek için yeterli derinliğe ulaşıldığına dair delil mevcut olmadığından, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü suretiyle TCK’nın 35/2 maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
Kabule göre de;
TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.