Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2013/4079 E. 2014/1705 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4079
KARAR NO : 2014/1705
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takip talebinde 33.000,00 TL asıl alacak ile 5.085,62 TL işlemiş faizden oluşan toplam 38.085,62 TL alacağın tahsili istenmiş, dayanak olarak 02.06.2009 tarihli eser sözleşmesi gösterilmiştir. Davalı borçlu takibe itirazında yapılan işlerin bedeli ile ilgili kendilerine bir fatura gönderilmediği gibi, çeklerle yapılan ödemelerin de alacaktan mahsup edilmediğini belirterek borcun tamamına itiraz etmiştir. Davada, takip konusu 33.000,00 TL alacaktan 2 adet çekle yapılan 14.000,00 TL’lik ödeme mahsup edilerek kalan 19.000,00 TL’lik alacak yönünden itirazın iptâli ve takibin devamı istenmiştir. Davacı icra takip talebinde takip öncesinde çekle yapılan ödemeleri mahsup etmediğinden, davalının itirazında tamamen haksız olduğu söylenemez. Davacının dava konusu işi yapıp yapmadığı ve takip konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığı da mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu açıklığa kavuşmuştur. Bu durumda koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi
yerine, aksi görüşle kabulü doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollaması ile mülga 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının icra inkâr tazminatıyla ilgili 2 nolu bendinin tamamen karardan çıkartılarak yerine “koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.