Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/2661 E. 2014/24478 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2661
KARAR NO : 2014/24478
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun’un 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 51/1-3-7. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanun’un 6498 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 65/b maddesinde hapis cezasının yanında adli para cezasıda öngörülmüş olmasına karşın, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemiş olması, aleyhe temyiz olmadığından; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/1 maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış; suç tarihi itibariyle sorumluluk alanı suça konu taşınmazın bulunduğu yeri kapsayan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunmadığından; tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
2863 sayılı Kanun’un, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanun’un 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanun’un 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para
cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanun’un 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 11/12/1978 gün, A-262 sayılı kararı ile tescilli Kadıkalesi Koruma Alanı sınırları dahilinde ve Aydın Kültür ve Tabiat Varlılarını Koruma Bölge Kurulu’nun 23/03/2007 gün, 780 sayılı kararı ile 3.derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen sınırlar dahilinde kalan Aydın ili, Kuşadası ilçesi, …. mahallesi, Kadıkalesi mevkii, … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının, izinsiz olarak üst tabliye betonunun kırılarak yeniden döküldüğünün tespit edilmesi üzerine açılan kamu davası ile ilgili olarak, taşınmaza ilişkin dosya kapsamında mevcut tapu kaydı incelendiğinde; beyanlar hanesine 01/11/2007 tarihinde 1. ve 2. derece korunması gerekli kültür varlığı ibaresinin şerh düşüldüğü ve sanığın taşınmazı, satış ve birleştirme yolu ile bu şerhi görebileceği 12/05/2011 tarihinde iktisap ettiği, bu kapsamda sanığın dava konusu yerin arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığını bildiği, buna rağmen Kurul’dan izin almaksızın dava konusu taşınmaz üzerinde inşai müdahalelerde bulunduğu, üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, 6498 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde öngörülen yaptırım miktarında sanık lehine herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, olayda sanığın kastının bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.