Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/2899 E. 2014/24494 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2899
KARAR NO : 2014/24494
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …’in beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde, sanık …’a ait olan, Muğla ili, Datça ilçesi, … köyü, … Mevki, … parsel üzerinde bulunan tatil sitesindeki taşınmaz üzerinde izinsiz olarak yapılan uygulamalarla ilgili olarak, sanığın, komşusu olan …’ın evinde yapılmakta olan çalışmalara nezaret ettiği, koruma altına alınan yerde çalışma yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin taşınmaz malikinin olduğu, sanığın izin almak gibi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, dava konusu yerin niteliğini araştırma yükümlülüğünün de kendisinden beklenmeyeceği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan kurum vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesine gelince;
2863 sayılı Kanun’un, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanun’un 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanun’un 3. maddesi ile 2863
sayılı Kanun’un 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanun’un 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, 2. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer alan Muğla ili, Datça ilçesi, … köyü, … mevki, … parsel üzerindeki iki katlı bağımsız bölümün suç tarihinde, dış cephe duvarlarının yeniden örülerek sıvandığı, iç kısımlarında sıvama işleminin devam ettiği, çatı kısmının onarıldığı, binanın dış kısımlarında sıva yapmak amacıyla tahta kalıpların duvara dikildiğinin tespit edilmesi üzerine açılan kamu davası ile ilgili olarak, dosya kapsamında mevcut suç tespit tutanağı ve mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporları incelendiğinde; sanığın bahse konu taşınmaz üzerine ilgili koruma kurulu ve koruma uygulama denetim bürosundan izin almaksızın müdahalede bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla birlikte; sanığın beyanlarından, bahse konu taşınmazın bulunduğu çevrenin 2. derece doğal sit alanı vasfında olup olmadığını, bilip bilmediği hususunun anlaşılamaması karşısında, suça konu bölgenin sit alanı olarak tesciline ilişkin ilgili koruma kurulu kararları ile ilan tutanaklarının bir örneği dosyaya getirtilip, bölgenin bu niteliğinin çevrede yaşayan kişiler tarafından bilinip bilinmediği hususu araştırılıp, bu şekilde müdahalede bulunulan yerin 2. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının sanık tarafından bilinmesi gerekip gerekmediğinin tereddütsüz biçimde tespiti ile;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.