YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6067
KARAR NO : 2017/308
KARAR TARİHİ : 16.01.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Müşteki … vekilinin 08/06/2010 tarihli celsede davaya katılma talebini bildirmiş olmasına rağmen bu hususta bir karar verilmediği, görülmekle; suçtan zarar görme ihtimaline binaen müşteki idarenin CMK’nın 237/2 ve 260 maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan 6831 sayılı Kanun’un 82. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tespit tutanağında, dava konusu sahaya gidildiğini ve izinli alan ile çalışma yapılan alan arasında farklılıklar olduğunun tespit edilmesine; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporunda söz konusu 1995 m2lik alanda meşe ağaçlarının temizlenerek açma yapıldığı, eylemin 2010 yılı Mart ayı içinde gerçekleştirilmiş olduğunun belirtilmesine; sanığın savunmasında, maden ocağı olarak işletilen yerin tarafından işletilmediğini, sadece müvekkili olan … adına vekaletnamesi ile harcını yatırarak teslim alma işlemlerini yaptığını, daha sonrasında maden sahası ile ilgili hiç bir tasarrufum olmadığını, tarafına yerinde de herhangi bir teslimat yapılmadığını, sadece noterde senet düzenlendiğini, ayrıca 16/03/2010 tarihli tutanak altında kendi ismi açılarak orman muhafaza memurlarının kendi imzalarını attığını beyan etmesine; tanık…’in 30.04.2013 tarihli duruşmada, 2008 yılında kromsan sanayi iş yerinde işe başladığını ve 6 ay çalıştığını, bu sırada sanığın maden işletmesi ile ilgisi olmadığını, 6 ay sonra bu işletmeyi sanığın devraldığını ve akyar köyünde maden çıkartmaya devam ettiklerini, Yaşar Kızılboğa çavuş olarak o işlerden sorumlu şekilde madeni yönettiğini, sanığın ara sıra maden ocağına gelip gittiğini ve onun vasıtası ile … madencilik söz konusu maden ocağını devraldığında hali hazır ocakta maden çıkartmaya devam ettiklerini, yeni açma yapılmadığını, şirketin sorumlu müdürünün de … olduğunu ve sürekli yanlarında durduğunu söylemesine; Tanık … 26.09.2013 tarihli duruşmada, …’da çalıştığını, … Maden ocağını … ve …’nın işlettiğini, onu yardım için çağırdıklarını, yanlarına gittiğinde yolun yanlış olduğunu ellerinde dosyalarının olmadığını söylediğini, onların buna rağmen devam ettiklerini, daha sonra ocağı kapattıklarını, ocağın bir kısmını sanık ile birlikte …’den satın aldıklarını ve ocağa ortak olduklarını, ocağın işletilmesi sırasında başında kendisinin durduğunu, sonra işi bıraktığını, söz konusu … Maden ocağına yardım için gittiğini ve bu alanın maden sahası olarak açıldığını, çalışılmaya başlandığını, iş makinaları ile gidildiğinde sahanın çalışmasının bitmiş olduğunu, hatta orman muhafaza memurlarının sürekli gelip söz konusu yeri kontrol ettiklerini, … Maden ocağını devraldıktan sonra mevcut saha üzerinde çalışma yaptıklarını, başka herhangi bir yer de açma yapmadıklarını beyan etmesine; Tanık …’nın 16.01.2014 tarihli duruşmada; dava konusu maden sahasını ilk açan kişinin kendisi olduğunu, yaklaşık 2 ay kadar işlettiğini, ancak yeterli maden bulamayınca yeri … adına…firmasına devrettiğini, onların bu maden sahasında çalışma yaptıklarını, onlarında … maden işletmesine devrettiklerini, başlangıçta … ile birlikte burayı ruhsat sahibi …’ten kiralama usulü aldıklarını, bu konuya ilişkin protokol yaptıklarını ayrıca noterde de evrak düzenlediklerini, … firması devrettikten sonra sanığın ismini duyduğunu, şahsen sanığı tanımadığını, başlarda sanığın olmadığını, öğrendiği kadarıyla dava konusu sahadaki genişletmeyi… firmasının yaptığını ifade etmesine göre; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla suç tarihinde … Maden işletme şirketinde müdür olan Murat Kandemir, sanıkla birlikte ortakları olan …ve …’in tanık sıfatıyla dinlenip, diğer tanıklarında yine ayrıntılı beyanları alınarak gerekirse haklarında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde bu dosya ile birleştirilip yargılaması yapılarak sanığın hukuki durumu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.