Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/4614 E. 2017/259 K. 16.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4614
KARAR NO : 2017/259
KARAR TARİHİ : 16.01.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, nisbi vekalet ücretine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 16/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET GÖRÜŞÜ

Sanığın yerleşim yeri dışında bulunan ve mutad su dağıtım sistemi bulunmayan evi ve bahçesi için 1875 metre uzunluğunda, 20 santim genişliğinde ve 30 santim derinliğinde bir boru ile orman içinden su getirmesi şeklinde gerçekleşen olayda,
Tüm dosya kapsamına göre, orman içinde fiili kullanım ve ağaçların gelişim ve yetişmesine engel bir halin oluşmaması, orman örtüsüne zarar verilmemesi,
Sanık ve ailesinin hayatını sürdürmesi için hayati önem taşıyan suyun getirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması,
6831 Sayılı Kanun’un 93. maddesinin gönderme yaptığı 17. maddesinde, sanığın eylemine karşılık gelen doğrudan düzenlemenin bulunmaması, sanığın işgal kastıyla davranmayıp, fiili bir işgalin de söz konusu olmaması bütün olarak değerlendirildiğinde, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı görüşüyle, sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmünün onanması kararına katılmıyorum. 16/01/2017