YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10074
KARAR NO : 2017/124
KARAR TARİHİ : 12.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun soy bağını değiştirmek, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Sanığın, resmi nikahlı eşi olan temyiz dışı diğer sanık …’nın evlilik dışı birlikte yaşadığı Netice Demir’den olma çocuğu Gökhan’ı, kendisinden olma gibi 07.09.2005 tarihinde bir belgeye dayanmadan beyan üzerine düzenlenen MERNİS doğum formu ile nüfusa tescil ettirmekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 231. maddesinde yazılı özel düzenleme niteliğindeki soybağını değiştirme suçunu oluşturduğu cihetle, tebliğnamedeki eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı yönündeki düşünceye iştirak edilmemiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2013 gün ve 2011/5-137 Esas 2013/58 sayılı kararında da belirtildiği üzere, aynı davada yargılandığı sahtecilik suçundan beraat eden, müsnet soybağının değiştirilmesi suçundan ise mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat edilen suç nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği cihetle, mahkemenin sanık … lehine vekalet ücretine hükmetmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2015 gün ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın, resmi nikahlı eşi olan temyiz dışı diğer sanık …’nın evlilik dışı birlikte yaşadığı Netice Demir’den olma çocuğu Gökhan’ı, nüfus müdürlüğüne müracaat ederek bir belgeye dayanmadan, sadece beyanla kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirmekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin, kül halinde 5237 sayılı TCK’nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçu kapsamında kaldığı gözetilerek tek bir hüküm kurulması gerekirken, eylem bölünmek suretiyle çocuğun soybağını değiştirmek suçundan mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan ise beraat hükümleri kurulması,
2-5271 sayılı CMK’nun 231/6-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğinin sanığa sorulması yerine, müdafine sorularak yazılı şekilde bu maddenin sanık hakkında uygulanmamasına hükmedilmesi,
3-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, ertelemeye ilişkin hükümlere göre daha lehe sonuçlar içeren 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara” karar verilip verilmeyeceği hususunun tartışmasız bırakılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.