YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12798
KARAR NO : 2017/869
KARAR TARİHİ : 08.02.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza) Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Suç Tarihleri : 01/01/2012-27/05/2013
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Vekili aracılığıyla katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen mağdurun, CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu kabul edilip, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini devam ettiren mağdurun CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Mağdurun öğrenim gördüğü okulda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan sanığın, okul idaresince düzenlenen piknik etkinliklerinde ve okulun muhtelif yerlerinde, ansızın ve izinsiz olarak çektiği mağdurun fotoğraflarını, şahsi bilgisayarında ve cep telefonunda arşivlemek suretiyle TCK’nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın üzerine atılı TCK’nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu için, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 81. maddesi ile yapılan değişiklikle “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı ve iddianame tarihi itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla Sulh Ceza Mahkemesince yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mağdur vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.