YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6712
KARAR NO : 2017/907
KARAR TARİHİ : 09.02.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 27.10.2015
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/2-3, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.07.2014 tarihli kararının 18.07.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip denetim süresi içerisinde Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesi’nin …-… sayılı ilamı gereğince sanığın 12.10.2014 tarihinde TCK’nın 179/3-2, 62, 50, 52. maddeleri gereğince trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, iş bu hükmün 08.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbarı üzerine hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.10.2015 tarihli kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde 2.92 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, tespit edilen alkol miktarı dikkate alındığında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması; yine Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiği gözetilmeden 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına; 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.