YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3407
KARAR NO : 2014/23243
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm :Taksirle yaralama suçundan; düşme,Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine, taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Taksirle yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay günü gece saat 01:10 sıralarında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, 2 yönlü, 8 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, parke kaplama, eğimsiz düz yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan ve kazadan 2 saat sonra yapılan ölçümde 64 promil alkollü olduğu tespit edilen suça sürüklenen çocuğun, saat 03:00 itibariyle yapılan ölçümde 214 promil alkollü olduğu tespit edilen mağdur …’ın idaresindeki motosikletle çarpışmaları şeklinde gelişen ve mağdur …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ifade etmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında, yaralanmanın niteliği de göz önünde bulundurularak taksirle yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davası açılması gerekirken, şikayetten vazgeçme gözetilmeksizin suça sürüklenen çocuk hakkında hem taksirle yaralama hem de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan iki ayrı dava bulunması nedeniyle; suça sürüklenen çocuğa isnat edilen bilinçli taksirle yaralama suçunun, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmasından dolayı TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olması, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında; suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin şikayetten vazgeçme beyanına açıkça karşı koymadığı anlaşılmakla, vazgeçme nedeniyle TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca verilen düşme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, mahalli Cumhuriyet savcısının, eylemin şikayete tabi olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla;
İncelenen dosyada; Olay günü gece saat 01:10 sıralarında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, 2 yönlü, 8 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, parke kaplama, eğimsiz düz yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan ve kazadan 2 saat sonra yapılan ölçümde 64 promil alkollü olduğu tespit edilen suça sürüklenen çocuğun, saat 03:00 itibariyle yapılan ölçümde 214 promil alkollü olduğu tespit edilen mağdur …’ın idaresindeki motosikletle çarpışmaları şeklinde gelişen olayda, kaza saati itibariyle 94 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen ve kazanın oluş şekli itibariyle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda bulunan suça sürüklenen çocuğun, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi,
İsabetsiz olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.