Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/1563 E. 2014/10372 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1563
KARAR NO : 2014/10372
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : 4.530,59 TL maddi ve 8.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/53-2009/217 Esas, Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 16.10.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun’un 2. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, maddi tazminatın davacının tutuklu kaldığı dönemde geçerli net asgari ücret miktarları esas alınmak suretiyle hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece tayin edilen manevi tazminat miktarının ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihi ile tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar ele geçecek parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Talep de gözetilerek, manevi tazminat için beraat hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümdeki manevi tazminata ilişkin cümledeki “tutuklama tarihi olan 08.02.2005” ibaresi çıkartılıp yerine “16.10.2009” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.