YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12472
KARAR NO : 2014/17114
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- …. Yapım İşletme A.Ş. vekilinin 5015 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden temyizine yönelik yapılan incelemede;
5015 sayılı yasaya muhalefet suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen …. Yapım İşletme A.Ş. vekilinin anılan suç yönünden hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin bu yönüyle, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar …, …, …. ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan …Yapım İşletme A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/67-1998/19 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 22 yıl hapis cezasına hükmedildiği sanığın 22.04.2002 tarihinde şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye süresi dolmadan sanık hakkında 52537 sayıl yasa uyarınca yapılan değerlendirme sonucu 8.4.2010 tarih 2010/16-2010/58 ek karar ile sonuç olarak 14 yıl hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla sanığın anılan ilam nedeniyle sonuç olarak bihakkın tahliye tarihi anlaşılamamakla bu hususun araştırılarak sanığın sabıka kayıtları da nazara alınarak sonucuna göre TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile katılan …Yapım İşletme A.Ş. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
IV-Sanıklar hakkında 5015 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar hakkında 5015 sayılı yasaya muhalefet suçundan kamu davası açıldığı cihetle, belirtilen suçtan doğrudan zarar gören konumunda olan ve 5015 sayılı yasanın 13.maddesi uyarınca yargılamaya katılma hakkı bulunan ….. Kurumu, davadan haberdar edilmeden 5271 sayılı CMK.nun 234/1b-1 maddesine muhalefet edilmesi suretiyle hüküm kurulması,
2-Kaçakçılık suçu davalarına bakacak mahkemelerin görevleriyle ilgili olarak;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5. maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3. maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında “Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. “hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre Kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, “yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını…” kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında 5015 sayılı Petrol piyasası Kanununun ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevinin ek 5. maddesi uyarınca, açılan kamu davasına bakma görevinin 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle ayırma ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanıklar …, …, …. ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 12.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.