Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/26533 E. 2014/24682 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/26533
KARAR NO : 2014/24682
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’un 138, 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafi talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık onsekiz yaşını doldurmamış ya da sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, baroca istem halinde veya Yasa gereği zorunlu olarak atanan müdafiinin görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii tarafından sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2000 günlü 2000/355-622 sayılı kararının … müdafi Av. … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.10.2000 günlü kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, mahkemece hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak verilen uyarlama kararının baro tarafından görevlendirilmiş hükümlü müdafi Av. …’in huzurunda tefhim edildiği, hükümlünün müdafii atandığından ve uyarlama kararından haberdar olmadığı, hükmün de müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; Dairemizce Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.09.2007 günlü 2000/355-622 sayılı ek kararın hükümlüye tebliğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılamadığından, anılan ek kararın adı geçen hükümlüye tebliğ edilmesi ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 27.09.2011 tarihinde karar verildiği, mahalli mahkemece tebliğ işlemi yapıldıktan sonra dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii üzerine dosyanın önce Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesine ve anılan Dairece de görevsizlik kararı verilerek Dairemize gönderildiği anlaşılmakla 14.09.2007 günlü 2000/355-622 sayılı ek karara yönelik hükümlünün usulüne uygun temyizi bulunmadığından, temyiz yetkisi bulunmayan hükümlü … müdafiinin bu yöndeki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.