Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/267 E. 2017/1311 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/267
KARAR NO : 2017/1311
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24.02.2016 gün ve 2014/30434 Esas, 2016/3839 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı tanıklarından …’ın davacı ile tartışan işçi olduğu iddiası dikkate alındığında davacı tarafından söylendiği iddia eden sözler çoğunluk tanık ifadeleri ile kanıtlanamadığı gibi, çoğunluk tanık anlatımlarından davacının davranışlarının sataşma niteliğinde olmadığı kanaati hasıl olduğu, ayrıca söz konusu davranışların işveren vekilinin haksız işlemi ve tahriki sonucu gerçekleştiği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta, tanık anlatımlarından davacı işçinin işverenin diğer bir işçisi olup, grup başı olarak görev yapan … isimli işçiye ağza alınmayacak sözlerle küfür ettiği, davacı işçinin bu şekilde davalı işverenin diğer bir işçisine sataştığı, işverenin fesih hakkını yasal süresi içerisinde kullandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine, yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olduğu, …’un davacının grup başı …’a küfrettiğini doğruladığı, davacı tanıklarının ise aralarında geçen konuşmayı hatırlamadıklarını ve duymadıklarını beyan ettikleri, tanık anlatımları değerlendirildiğinde davacının sataşma eyleminde bulunduğunun anlaşıldığı bu nedenle direnmenin yerinde olmadığı, ayrıca mahkemece direnme sonrasında verilen ek kararın usule uygun olup olmadığını değerlendirme yetkisinin de Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna ait olduğu anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 09.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.