YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/912
KARAR NO : 2014/3082
KARAR TARİHİ : 13.03.2014
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi-Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye talebinin kabulü ile kiralananın tahliyesine, kira alacağı talebinin ise kısmen kabulü ile 4.800 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut delillere, akde aykırılık olgusunun gerçekleşmesine ve mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin tahliyeye ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince: davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu 1 ve 27 nolu dairelerin maliki olduğunu, 15.05.2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin birçok mesken için tek kalemde düzenlendiğini ve kira bedelinin birçok daire için birlikte yazıldığını, bu nedenle aylık kira için belirgin bir rakam olmadığını ancak taraflarca yapılan anlaşma gereği her dairenin kirasının 600,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının bu meblağdan birkaç ay ödemede bulunduğunu ancak şu an daire başına 300,00 TL ödemekte olduğunu, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı olarak daireleri öğrencilere kiraladığını, durumun Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/9 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalıya Temmuz 2012 den beri eksik ödenen kira bedellerinin tahsili ile sözleşmeye aykırılığın giderilmesi için ihtar gönderildiğini, toplam kira alacağının dava tarihi itibariyle 5.664,00 TL olup davalıdan tahsili ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; aralarındaki geçerli sözleşmenin 15.10.2011 başlangıç tarihli sözleşme olup, daire başına düşen kira bedelinin 300,00 TL olduğunu ve davacı hesabına ödendiğini, dairelerin ise başkalarına kiralanma durumunun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 15.05.2011 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede 29 adet dairenin kiraya verildiği ve tüm daire kira bedellerinin 8.700 TL brüt olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı kira sözleşmesine konu 1 ve 27 nolu dairelerin malikidir. Kira sözleşmesinde her bir dairenin aylık kira bedeli belli değildir. Ancak brüt kiranın daire sayısına bölündüğünde her bir daire için aylık brüt 300,00 TL kiraya tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 13. maddesinde kira artışının TEFE – TÜFE ortalaması oranında yapılacağı öngörülmüştür.
./..
Sözleşmeye karşı çıkılmadığına göre sözleşme hükümlerine göre aylık kiranın kira başlangıcında 300,00TL olduğu kabul edilerek sözleşmedeki artış şartına göre istenilen dönem kira bedellerinin tespit edilip, varsa alacağa hükmetmek gerekirken, tek taraflı alınan delil tespiti niteliğinde bulunan tespit raporunda belirlenen bedel baz alınarak alacağın hesaplanması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 No’lu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 No’lu bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.