YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14984
KARAR NO : 2014/13622
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığnıın ihlali, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … ve müdafiinin temyiz talepleri bakımından yapılan incelemede,
Sanık …’nın önceden haberdar olduğu müdafiine tefhim edilen hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra, sanık … ve müdafii tarafından temyiz edildiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca adı geçenlerin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bakımından yapılan incelemede,
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarına yönelik olduğu kabul edilerek, bu suçlara hasren yapılan incelemede,
Sabıka kayıtları incelendiğinde, daha önceden hapis cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılan yaşı küçük sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/1. maddesinde yazılı adli para cezasına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesinde, TCK’nın 50/3. maddesi gereğince bir zorunluluk bulunmadığı halde, böyle bir zorunluluğun bulunduğundan bahisle adli para cezasına hükmedilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından belirtilen yasaya aykırı uygulama bozma nedeni yapılmamış; mala zarar verme suçunun yasal tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, mahkemece hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceği açık ise de; Yargıtay CGK’nın Dairemizce de benimsenen 11.02.2014 günlü, 2012/1528 esas ve 2014/62 sayılı kararında belirtildiği üzere, 65 yaşını bitirenler (ya da 18 yaşından küçük olanlar) hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK 50/1-3. maddesi uyarınca adli para cezasına (ya da diğer seçenek yaptırımlardan birine) çevrilebileceği gözetilerek, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken, hükmedilen cezadan 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4-11. maddesinde; yaşı küçük sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin; bu halde, Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mahallin en büyük mal memurluğuna bildirimde bulunularak, bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre adlî para cezasının tahsil edileceğinin hükme bağlanmasına karşın; mahkemece hatalı olarak, çocuk sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin hükümde belirtilmesi,
3-Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirdiği sürelerin, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasından indirilirmesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 63/1. maddesi yerine hatalı olarak aynı yasanın 62. maddesinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 10.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.