YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7031
KARAR NO : 2014/1061
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; sanığın, gece vakti bir eğlence yerinin önünde bekleyen ve alkollü bir halde bulunan şikayetçilerin yanına giderek, önce şikayetçi …’a DVD sattığını söylediği, şikayetçi … fiyatını sorması üzerine 40 paund olduğunu bildirdiği, diğer şikayetçi …’tan ise görüşme yapacağını belirterek cep telefonunu
istediği, şikayetçi …’dan 40 paund, şikayetçi …’dan da cep telefonunu alan sanığın, DVD’yi getirmediği gibi cep telefonunu da iade etmediği sabit olmakla dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.