Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/12813 E. 2014/34361 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12813
KARAR NO : 2014/34361
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanık hazırlık savunmalarında, açık kapıdan girdiğini, katılan da mahkemece alınan beyanın da zararının bulunmadığını belirtmiş ise de, 27.10.2010 tarihli görgü tespit tutanağı içeriğinde, bahse konu kapı sürgüsünün kopuk olduğunun belirtilmiş olması, sanığın mahkemece alınan savunmasında kapıyı zorlayarak açtığını ikrar etmiş olması ve nihayetinde katılanın 27.10.2010 tarihli emniyetçe alınan beyanında bekçinin kendisine kapının kırılarak içeri girilmiş olduğunu söylediğini belirtmiş olması karşısında, tebliğnamedeki mala zarar verme suçu bakımından zararın bulunup bulunmadığının araştırılmasına dair bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, TCK’nın 61.maddesi gereğince mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bu sebeple bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, hükmün gerekçesinde açıkça geceleyin işyeri dokunulmazlığı suçundan hüküm kurulduğunun belirtilmiş olması karşısında da, karar başlığı ve hüküm fıkrasında konut dokunulmazlığının ihlal edildiğinin yazılması, yine hüküm fıkrasında uygulama maddesinin TCK’nun 116/2-4 yerine 116/1-4 şeklinde gösterilmesi de sonuca etkili olmayan mahalinde giderilebilir yazım hataları kabul edilerek tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir. Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda bu husus tartışılmaksızın sanık hakkında TCK 168/1.maddesi ile uygulama yapılması, kabule göre de sanığın televizyon yanında bozuk parada çaldığı, buna karşılık yanlızca televizyonun iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, katılandan soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 03.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.