YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8374
KARAR NO : 2014/2095
KARAR TARİHİ : 06.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın internet aracılığıyla satışa çıkarttığı … plaka sayılı aracına müşteri olduğu, 5.500,00 TL karşılığında aracın satışı konusunda anlaştıkları, katılanın noterde aracın satışı konusunda sanığa vekâletname verdiği, sanığın bu aracı tanık …’a sattığı, katılana da parasını bankada vereceğini söylediği, katılandan sıra fişi almasını isteyip kendisinin de aracı park edip geleceğini söylemesine rağmen ortadan kaybolduğu somut olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabilde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemenin, hangi ilamı esas aldığını göstermeksizin sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydının bulunduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamede bahsedilen 5941 sayılı Çek Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören 6237 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri gereğince sanığın mükerrir olduğu karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılmasına rağmen, adli sicil kaydında gösterilen ve dosya içerisinde bulunan Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2005 tarihinde kesinleşen 2001/750 esas ve 2005/95 karar sayılı ilamından da anlaşıldığı üzere başka bir kasıtlı suçtan mükerrir olduğunun anlaşılması karşısında, bu hususta düzelterek onama isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.