Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15401 E. 2014/2118 K. 06.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15401
KARAR NO : 2014/2118
KARAR TARİHİ : 06.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Sanığın, babası …’a ait Karsan Metal Sanayi isimli firma adına, 2006 yılında Konya’da katılan şirket tarafından organizasyonu yapılan İSKON 2006 fuarına katılma konusunda yetkisi olmadığı halde, şirket kaşesini kullanarak fuar katılım sözleşmesi imzaladığı, daha sonra fuara katılım konusunda katılan şirketle çıkan uyuşmazlık üzerine, firmanın fuara katılmayarak katılım ücretini de ödemediği, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiası ile yapılan yargılama sonucunda; sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarında, babasının sahibi olduğu… Metal Sanayi isimli şirket adına, ancak kendi ad ve soyadını yazmak suretiyle fuar katılım sözleşmesini katılan şirket yetkililerinin talebi ile imzaladığını, sözleşmeye aykırı davranılması nedeni ile şirketin fuara katılmadığını ve bu nedenle sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediklerini beyan ettiği anlaşılmakla, sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, katılan ile sanık arasındaki ihtilafın hukuki mahiyet arz etttiği gerekçeleriyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.