YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14023
KARAR NO : 2014/5384
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Doılandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında belirlenen gün sayısı, paraya çevrilirken sevk maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekilerin oturdukları evi satmak istedikleri, bu nedenle evlerinin camına satılık ilanı astıkları, sanığın ilan yazısını gördüğü, müştekilerin evine giderek evi almak istediğini belirttiği, evin satışı konusunda 90.000 dolara anlaştıkları, daha sonra müşteki… ile sanığın tapu müdürlüğünde ev satışı için buluştukları, burada harç bedelini yatırması gerektiği sırada, sanığın müştekiye “şu anda üzerimde para yok, evin parası ile birlikte vereyim” diyerek müştekiden 500 TL para aldığı, daha sonra bir şekilde müştekinin yanından ayrıldığı ve müştekilerin evine gittiği, evde olan müşteki …’dan da “kendisini eşi olan …’nın gönderdiğini, harç parası yetmediği için para istediğini” söyleyerek müşteki …’dan 500 euro para aldığı, müştekilerin daha sonra sanığa ulaşamadığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun, sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, müştekiler hakkında katılma kararı verilmemesi, gerekçeli kararın müştekiye tebliğ edilmesi ve temyiz etmemeleri karşısında ve sanık ile müştekilerin yüzleştirmesinin yapılmaması ise teşhiste gösterilen fotoğraflarla ele geçen sanığın çekilen fotoğraflarının aynı olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.