Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/14659 E. 2013/23025 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14659
KARAR NO : 2013/23025
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının 2009 senesinin 8.ayı ile 2010 senesinin 7.ayları arası davalı şirkette çalıştığını iddia etmiştir.
Bilirkişi, “…İşe giriş tarihi ihtilafsızdır. 26.8.2009 tarihidir. Davacı Temuz 2010 ayında işe aktinin feshedildiğini iddia etmiş davalı ise davacının iş aktinin 06.10.2010 tarihinde sona erdiğini savunmuş ve kıdem-ihbar tazminatı tablosu ibraname,… işten ayrılış bildirgesi, Ağustos-Eylül-Ekim 2010 ücret bordrolarını sunmuştur. Sunulan belgeler davalı savunmasını doğrulamaktadır. … hizmet cetvelinde davacının 26.8.2009-06.10.2010 tarihleri arasında kaydının bulunduğu görülmüştür. Davacı tanığı Nihat Ünal kendisinin 2010 yılı 9.ayında işten ayrıldığını, davacının kendinden sonra ayrıldığını beyan etmiştir. Mevcut delil durumuna göre davacının fesih tarihi noktasında maddi hata yaptığı anlaşılmıştır. İçtihatlarda madi hatanın yargılamanın her aşamasında düzeltilme imkanı bulunduğu belirtilmektedir. Şu halde

sonuç itibari ile çalışma süresinin ihtilafsız olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma 26.8.2009-6.10.2010 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Çalışma süresi 1 yıl 1 ay 10 gündür. ” gerekçesiyle hizmet süresini belirlemiş olup mahkemece de bu hizmet süresi üzerinden alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Oysa davacının dilekçesi dikkatle incelendiğinde ve davacı tarafından bilirkişinin hesaplama sırasındaki maddi hata yönündeki tespitine rağmen hizmet süresine yönelik bir açıklamada bulunmadığına göre dava dilekçesinde belirtilen tarihler arasında çalıştığının kabulü gerekir. Aksi halde talep aşılması suretiyle karar verilecektir.
O halde mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirttiği tarih aralığı dikkate alınarak talep konusu alacakların hüküm altına alınması gerektiğinden talep aşılmak suretiyle belirlenen hizmet süresi üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında davacının ücreti çekişme konusudur.
Davacı aylık ücretinin net 1265,00 TL olduğunu iddia ederken davalı… Şirketi vekili aylık net 608,51 TL aldığını savunurken diğer davalı şirketin ücret konusunda beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ücret bordrolarında ücretin brüt 850,00 TL olarak gösterildiği ancak imzasız olduğu, banka kayıtlarında ise Eylül ayı maaş ödemesi olduğu belirtilen miktarın 720,00 TL olduğu görülmüştür. Oysa Eylül ayına ait bordroda asgari geçim indirimi ekli hali ile dahi ücretin 664,00 TL olarak tahakkuk ettirildiği görülmüştür. Yani davacının banka hesabında yatırılan miktar ile bordrolardaki miktarların da farklılık gösterdiği görülmektedir.
Davacı vekili, emsal ücret araştırması yapılmasını belirtmiş ve bunun için müzekkere yazılması gereken yeri dahi göstermiş ise de mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
Taraflar arasında ücret hususu çekişme konusu olduğundan çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. …/..

Somut olayda taraflar arasında ücret hususu çekişmeli olduğundan ve bu çekişme mevcut delil durumu gözetildiğinden giderilemediğinden davacının meslek unvanı, fiilen yaptığ iş ve meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler de belirtilmek suretiyle sendikalara ve ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceğinin araştırılması gerekir.
Bu bağlamda davacının talebi dikkate alınarak ilgili sendika ile işçi ve işveren kuruluşlarından, meslek odasından ve aynı zamanda Bayındırlık Bakanlığından sorulmak suretiyle davacının alabileceği emsal ücretin belirlenmesi ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek işçilik alacakları bu ücrete göre hesaplattırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.