YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15395
KARAR NO : 2014/2140
KARAR TARİHİ : 06.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve
bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, katılandan satın aldığı kömür karşılığında …Bank Sanayi Sitesi İzmir şubesine ait 09.11.2005 keşide tarihli, 7.480 TL bedelli,…Gıda Çarşısı İzmir şubesine ait 28.11.2005 keşide tarihli, 3.950 TL bedelli,…bank Menemen şubesine ait 21.11.2005 keşide tarihli, 3.300 TL bedelli ve aynı banka ve şubesine ait 26.11.2005 keşide tarihli, 3.500 TL bedelli tamamen sahte olarak üretilmiş ve iğfal kabiliyetini haiz çekleri verdiği, katılanın, çeklerden … Bank Sanayi Sitesi İzmir şubesine ait 09.11.2005 keşide tarihli, 7.480 TL bedelli çeki satın aldığı tarla karşılığında ciro ederek …’e verdiği, …’ün söz konusu çeki bankaya ibraz etmesi üzerine sahteliğinin anlaşıldığı iddiasıyla, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda; sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında, katılanı aralarında ticari ilişki bulunması nedeniyle tanıdığını, katılandan posta çeki ile kömür alışverişi yaptığını, suça konu çekleri kendisinin düzenlemediğini ve katılana vermediğini, çeklerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, adli tıp uzmanı ve grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişilerden alınan raporlarda, suça konu 4 adet çekin ön yüz muhteva yazılarının, rakamların ve keşideci sıfatıyla atılmış imzaların sanığın elinden çıkmadıkları,…bank ve …’e ait üç adet çekin arka yüzünde … adına yapılan cirodaki yazı, rakam ve imzaların da sanığın eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.