Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8286 E. 2014/2158 K. 06.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8286
KARAR NO : 2014/2158
KARAR TARİHİ : 06.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Eylem zincirleme biçimde gerçekleştiği halde sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda; sanığın olay günü şikayetçiye ait büfeye giderek kendisini Bir Tat lokantasındaki Hasan ustanın gönderdiğini söyleyerek bir kaç adet bira istediği, şikayetçinin sanığın ismini söylediği şahsı tanımasından dolayı ücret almadan biraları verdiği, bu durumun birkaç kez tekrarlandığı, şikayetçinin yaptırdığı takip ile sanığın biraları kendisi için aldığının ortaya çıktığı, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.