YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/906
KARAR NO : 2014/3827
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 12.09.2013 gün ve 11745-12278 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, kiralananın tahliyesini ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 12/09/2013 tarih ve 2013/11745-12278 sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararına karşı davacı tarafından bu kez süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Her ne kadar dairemizce icra takip dosyasında ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkının doğmadığı ve haricen öğrenilerek takibe itiraz edilmesinin sonuca etkili olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiş ise de yapılan yazışmalarda ödeme emrinin davalı borçluya 26/10/2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 12.09.2013 gün ve 11745-12278 sayılı bozma kararının kaldırılarak davalının işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; ./..
kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Takipde dayanılan ve hükme esas alınan 15/5/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar rasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. davacı alacaklı 20/10/2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile ödenmeyen 2011 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kirası ile sözleşmenin 19. Maddesi gereği muaccel olan 2012 yılı nisan ayına kadar olan kira paralarının tahsilini istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19 maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazının reddi ile kararın tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, (2) No’lu bentte yazılı nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacağa ilişkin olarak BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.