YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7210
KARAR NO : 2014/13065
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 03/11/2011 tarihinden iş akdinin feshedildiği 15/07/2013 tarihine kadar makine operatörü olarak çalıştığını, çalışmasına devam etmekte iken 09/07/2013 tarihinde İnsan Kaynakları sorumlusu…’ın odasına giderek yüksek sesle bağırmak, hakeret etmek, işyeri huzuru ve barışını bozmak gerekçeleriyle 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II maddesi uyarınca haksız ve önelsiz olarak iş akdinin feshedildiğini, asıl fesih sebebinin 25/04/2013 tarihinde Petrol-İş Sendikası’na üye olan ve sendikal faaliyetlerde bulunan müvekkilinin işyerinden uzaklaştırılması olduğunu beyanla feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde 1 yıllık sendikal tazminata hükmedilmesine ve çalıştırılmadığı 4 aylık süreye ilişkin ücreti ile diğer sosyal haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işverence davacının işyeri dosyası sunulmuş, ancak davaya cevap vermemiş, duruşmada feshin haklı nedene dayandığını davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işverence fesih bildiriminde belirtilen husuların ispatlanamadığı ve feshin sendikal nedene dayanıdığının tanık beyanları ve emsal dosya bilirkişi raporuyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve sendikal tazminata karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Aynı maddenin II.d maddesi uyarınca, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya işverenin diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek, işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli fesih nedenidir.
Dosya içeriğine göre, davacının iş akdinin davalı şirketin Bursa 21. Noterliğinden keşide ettiği 15/07/2013 tarihli fesih bildirimi ile “09/07/2013 günü şirketimizin insan kaynakları sorumlusu…’ın odasına gelerek yüksek sesle bağırmak, hakaret etmek, iftira atmak suretiyle işyeri huzur ve işyeri barışını bozduğunuz, işveren başka işçisine sataşmış olduğunuz sabittir” gerekçesiyle feshedildiği, davalı tarafça davaya cevap dilekçesi ve tanık listesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının Gemlik 2. Asliye Hukuk Mah. 2013/31 sayılı Talimat dosyasıyla 12.02.2014 tarihinde ifadeleri alınmıştır. Davacı tanıkları Ahmet Soysal ve … ifadelerinde davacının… ile tartıştığını ve birbirlerine hakaret ettiklerini tartışma sırasında yanlarında olmadıklarını ancak olayı duyduklarını, davacının sendika üyesi olduğunu ancak işten çıkartılış nedeninin… ile yaşadığı tartışma olabileceği gibi sendikal nedenle de olabileceğini emin olmadıklarını ifade etmişlerdir. Davacının şahsi dosyasının incelenmesinde davcının 13.04.2010 tarihinde de işverenin başka işçisine sataştığına dair 08.04.2010 tarihli tutanak nedeniyle işten çıkartıldığı ve yine olaydan yaklaşık 1 ay kadar önce 12.06.2013 tarihine 00:00-08:00 vardiyasında çalışma arkadaşları ve … ile küfürleştiklerine ve işinin başına dönmesini isteyen amirine de ben senin gibi ne amir ne mühendis tanımıyorum şeklinde beyanda bulunduğuna dair tutanak tutulduğu, ayrıca davacıdan alınan savunmada davacının İnsan Kaynakları sorumlusu muhasebecinin şahsına sözlü ve fiili saldırıda bulunduğunu, bu saldırıyı şiddetle kınadığını ve tazminatının tarafına ödenmesini artık işyerinde çalışamayacağını ve psikolojisinin bozulduğuna dair beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının işyerinde olumsuzluklara yol açan eyleminin haklı fesih nedeni teşkil ettiği ve feshin sendikal nedene dayandığı ispatlanamadığından davacının fesih pozisyonunun 03.05.2013 tarihinde performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkartılan işçilerden farklı olduğu ve bu dosyadan alınan bilikişi raporunun emsal olamayacağı gözetilmeden sendikal tazminata hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur. Davanın reddine karar verilmek gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin yatırılan 24.30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 17.30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.