YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12861
KARAR NO : 2014/11750
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Kayden 26.09.1992 doğumlu olan mağdur …’un, onbeş yaşını doldurduğu 05.12.2008 tarihli celsede sanıktan şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini belirttiği anlaşılmakla, mağdur vekilinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Mağdurun samimi görülen 15.10.2008 tarihli savcılık beyanı, sanığın ikrarını içeren 16.10.2008 tarihli savcılıkta alınan savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında mağdura değişik zamanlarda birden çok kez fiili livatada bulunarak atılı suçu işlediği sabit olduğu ve bu eylemler sonucuda mağdurun Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 25.12.2009 ve 25.06.2010 tarihli raporlara göre ruh sağlığıda bozulduğu halde, sanık hakkında 6545 sayılı Kanundan önce yürürlükte ve lehine olan TCK.nın 103/2,6 ve aynı Kanunun 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Sanıklar … ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Mağdurun soruşturma aşamasındaki samimi görülen beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, 2006 yılı içerisinde sanık …’ın ders çalışmak için mağduru evine çağırdığı, mağdurun bu eve gitmesi üzerine sanıklar … ve…’un mağdurun elini ve kolunu iple bağladıktan sonra sanık …’ın, daha sonrada sanık …’un mağdura zorla fiili livatada bulundukları, bu olaydan 1,5 ay kadar sonrada aynı sanıkların mağdurun evine gidip yine sırasıyla mağdura fiili livatada bulundukları, bu olaydan 15 gün sonrada mağdurun markete gittiği sırada sanıklar… ve …’ın, sanık …’in sevk ve idaresindeki araçla mağdurun yanına geldikleri, sanıklardan …ve…’un mağduru zorla araca bindirip alıkoyduktan sonra onu götürüp bir ağaca bağladıkları, sanık …’in etrafı gözetlediği sırada diğer sanıkların yine mağdura fiili livatada bulundukları, bu eylemler sonucunda mağdurun Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 25.12.2009 ve 25.06.2010 tarihli raporlara göre ruh sağlığı da bozulduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında cinsel istismar suçundan 6545 sayılı Kanundan önce yürürlükte ve lehlerine olan TCK.nın 103/2,3,4,6 ve 43. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanunun 109/2, 3-b-f ve 5. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.