Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/841 E. 2014/1088 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/841
KARAR NO : 2014/1088
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … Bilgisayar Elektrik Otomotiv Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortaklarından biri olduğu ve fiilen oto alım satım işi yaptığı, katılanla mescitte tanıştıkları, bu nedenle aralarında dini konuşmaların geçtiği, bu nedenle katılanda sanığa karşı güven oluştuğu, katılanın, sanıktan bir araç satın aldığı, memnun kaldığı için, sanığın işyerine sık sık gidip geldiği, katılanın emekli olduğunu bilen sanığın, bu emekli ikramiyesini değerlendirebileceğini söylediği, bu şekilde katılandan 30.000 Euro aldığı, karşılığında teminat amaçlı olarak bir adet 30.000 Euro bedelli senet verdiği, sanığın da, aldığı bu para ile üç adet araba alıp sattığı ve katılana her ay sonunda, yaptığı kardan yarısını verdiği, daha sonra ikinci el oto alım satım işi krize girince, birkaç ay para alamayan katılanın, daha önce verdiği ana parasını sanıktan geri
istediği, katılanın, para yerine, satamadığı araçları teklif etmesine rağmen katılanın bunu kabul etmediği, sanığın işlerinin bozulmasından sonra işyerini kapatmasından sonra katılanın da, senetle ilgili olarak icra takibine geçtiği, buna rağmen, parasını alamadığını belirterek şikayetçi olduğu, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, gerçekte bir işyeri işlettiği, kimlik bilgileri ve adres konusunda katılana yönelik olarak yanıltıcı bir beyanda bulunmadığı, katılanla aralarında sözlü olarak bir anlaşma yaptıkları, bu anlaşmaya göre, sanığın, katılana bir süre ödeme yaptığı ve alınan paraya teminat olarak katılana senet verdiği dikkate alınarak, herhangi bir hilenin kullanılmadığı ve katılanın iradesinin fesada uğratılmadığı olayda, eylemin, taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.