YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8149
KARAR NO : 2014/1092
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, Balıkesir Valiliği önündeki çay ocağında oturduğu sırada, sanığın, katılanın yanına yaklaşarak yardım etme bahanesiyle “burada ne işin var, ne yapıyorsun” diye sorduğu, katılan, SSK’dan emekli olabilmek için uğraştığını söyleyince, sanığın, bu işlerden anladığını, isterse yardımcı olabileceğini söylediği, her ikisinin önce 2.548.80 TL askerlik borçlanmasını yatırdıkları, daha sonra, “ben senin emeklilik işini hallederim ancak 2.000 TL lazım, paranın yarısını şefe vereceğim, diğer yarısını da işi yapacak kişiye vereceğim” dediği, katılanın üzerinde para olmadığını söylemesi üzerine sanığın, telefonunu katılana söyleyip bir hafta sonra buluşmak üzere ayrıldıkları, bu arada sanığın, bir banka şubesinde para çekmek için sırada bekleyen ve
emekli polis olan, daha önce tanıdığı …’a, Bandırma ilçesinden geldiğini, kimliğini de Bandırma ilçesinde kaldığı otelde unuttuğunu, dayısının kendisine para göndereceğini, bunun için hesap numarasını vermesini istediği, Halil İbrahim’in bu sözlere kanarak hesap numarasını sanığa verdiği, daha sonra sanıkla katılanın buluştukları, katılanın, 1.000 TL elden verdiği, geri kalan 1.000 TL’yi de, …’ın hesabına yatırdığı, sanığın, bu hesap sahibinin, SSK’da çalışan ve işini yapacak olan şef olduğunu ayrıca, kendisinin üç ay içerisinde emekli olacağını söylediği, sanığın daha sonra …’ı arayarak “abi senin adına dayım para göndermiş onu çekelim” dediği, iyiniyetli olan Halil İbrahim’in sanık ile Akbank şubesinde buluştukları ve hesabından çektiği 1.000 TL parayı sanığa verdiği, aradan üç ay geçtikten sonra, katılan SSK’ya gittiğinde kendisine emekli olabilmek için beş yıl daha prim ödemesi gerektiğini ve kuruma yatırılan herhangi bir para olmadığını öğrendiği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.