YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/903
KARAR NO : 2014/1156
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın ev satın almak için Antik evler yapı kooperatifi inşaatına geldiği, sanığın burada bir dairesi olduğunu ve satmak istediğini söylediği, bunun üzerine sanık ve katılanın ev satımı konusunda 45.000 TL’ye anlaştıkları, aralarında protokol yaptıkları, katılanın sanığa 4.000 TL kapora verdiği geri kalan miktarın tapu devri esnasında verileceğinin kararlaştırıldığı, bunun karşılığında da sanığın katılana 4.000 TL bedelli senet verdiği, ancak daha sonra katılanın sanığa ulaşamadığı, aynı daireyi aynı şekilde başkalarına da sattığını öğrendiği, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın alınan beyanında yapı kooperatifinin bir takım inşaat
işlerini yaptığını, bunun karşılığında kooperatifçe kendisine bir adet daire verileceği konusunda kooperatifle anlaştığı, ancak daha sonra daire vermekten vazgeçip kendisine nakit para verildiği, bu nedenle katılana söz konusu daireyi satamadığını, katılana olan borcunu ödeyeceğini beyan etmesi karşısında, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında mahkeme tarafından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.