YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8171
KARAR NO : 2014/1169
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Antalya ilinde otomobil pazarında katılanın satılığa çıkardığı … plakalı aracı satın almak isteyen sanıkların, katılan ile pazarlık yaparak söz konusu aracı 8.500 TL fiyata satın alma hususunda anlaştıkları ve 26/05/2008 tarihinde, Isparta … köyünde parayı ödeyeceklerini söyledikleri, katılanın, belirtilen tarihte sanık … ile birlikte Isparta iline giderek, Isparta …Noterliğinde, sanık … adına aracın satış yetkisini içeren vekaletname düzenleyerek verdiği, aracın satış parasını … köyünde vereceklerini beyan eden sanıklar ile birlikte … köyüne gittikleri, burada sanıkların paralarının olmadığını belirterek, 27/05/2008 tarihinde ödemek üzere katılana 8.500 TL bedelli senet verdikleri; ancak katılanın, sanıklara bir daha ulaşamadığı ve aracın da … isimli bir kişiye satılarak devredildiği, bu şekilde sanıkların, üzerlerine atılı olan suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; Antalya ilinde otomobil pazarında katılanın satılığa çıkardığı … plakalı aracı satın almak isteyen sanıkların, katılan ile pazarlık yaparak söz konusu aracı 8.500 TL fiyata satın alma hususunda anlaşarak, 26/05/2008 tarihinde Isparta … köyünde anlaştıkları parayı ödeyeceklerini söyleyip, 26.05.2008 tarihinde Isparta … Noterliğinde temyiz dışı sanık sanık … adına satış yetkisi içeren vekaletnameyi katılana düzenlettirdikten sonra para ödeme vaadiyle önce Isparta … köyüne geldikleri, burada katılana paralarının olmadığını belirterek 27.05.2008 tarihinde ödenmek üzere senet tanzim ederek verdikleri; ancak katılanın bir daha sanıklara ulaşamadığı gibi söz konusu aracın bir gün sonra temyiz dışı sanık …’ın babası olan … Isparta ….Noterliğice, 27.05.2008 tarihli düzenlenen satış sözleşmesi ile satılarak devredildiği, katılana aracını iade etmedikleri gibi satış bedelini de ödemediklerinin anlaşılması karşısında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu gerekçeleri ile bozma isteyen görüş benimsenmemiş ve eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, Adli para cezasının belirlenmesi aşamasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince sonuç olarak verilen 100 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.