YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14705
KARAR NO : 2014/6039
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, taksicilik yapan mağdurun arabasına bindikten sonra kendisini polis memuru olarak tanıttığı ve isminin… olduğunu söylediği, gideceği yere vardığında taksi ücretini ödediği, para üstünü almadığı, mağdurdan telefonunu istediği, mağdurun sanığa kartını verdiği, aynı gün gece saat 22:30 sıralarında mağduru cep telefonundan arayarak kendisini köyden almasını istediği, mağdurun sanığı almak için köye gittiğinde; ailesinin Hayrabolu ilçesinde olduğunu, onları almaya gideceklerini söylediği, …’ya yola çıktıkları, yolda giderken telefonla görüşüp ailesinin …’da olduğunu söyleyerek …’ya gitmek istediği, sivil polislerle görüşme yaptığını, ailesinin Malkara’da olduğunu öğrendiğini söylediği, …’ya doğru giderken yolda mafya babalarından, susurluk olaylarından bahsederek açığa alındığını anlattığı, … ilçesine geldiklerinde karakola gitmesini söylediği, karakolda nöbetçi olan polis memuruna kendisini polis memur olarak tanıtıp, kayınvalidesinin evinin adresini sorduğu, yeniden taksiye binip oradan ayrıldığı, mağdurun taksi ücretini istemesi üzerine yolda taksiden indiği, parayı biraz sonra vereceğini söyleyip yürüyerek gittiği, mağdurun tekrar polis merkezine giderek şikayette bulunduğu, görevli polis memurları ile birlikte sanığı bıraktığı yerin yakınında yol üzerinde yakaladıkları, bu şekilde sanığın hileli söz ve davranışlarla mağdurdan haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, öncesinde kendisini polis memuru olarak tanıtıp, taksiye bindikten sonra ücretini ödeyerek mağdurda güven sağlaması, sanık tarafından aynı gün telefonla aranması üzerine, sanığın polis olduğuna ikna olan ve taksi ücretini almak konusunda şüphe duymayan mağdurun, sanığı istediği yere götürdükten sonra ücretini istemesine rağmen, sanığın taksi ücretini ödemeyerek ortadan kaybolması karşısında, suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.