Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16594 E. 2014/6000 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16594
KARAR NO : 2014/6000
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında verilen hükmün tür ve miktarı itibariyle kesin karar niteliğinde olsa da güvenlik tedbirlerinin de uygulanması karşısında, temyiz edilebilir olduğunun kabulü ile yapılan incelemede,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık ve şikayetçi trafikte seyir halinde iken şikayetçinin aracının direksiyonunu sanığın aracına doğru kırdığı, bunun üzerine sanığın “benim aracımın üzerine nasıl direksiyonu kırarsın” dediği, tarafların tartıştıkları, bu esnada sanığın araçtan inerek şikayetçinin aracına doğru yürüdüğü, kapı ve camlarının kapalı olması sebebiyle aracın kapısını tekmelediği ve araca zarar verdiği, anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen cezanın, adli para cezası olması karşısında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.