Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13790 E. 2014/2315 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13790
KARAR NO : 2014/2315
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılanların, sanıklardan …’in oğlu olan … …’in, sokakta oynarken kullandıkları aracın önüne aniden çıkmasına kızmaları nedeniyle onu sıkı bir şekilde tutarak azarladıkları, …’ın durumu babasına anlatması üzerine sinirlenen sanıkların, tanıdıkları polis memurundan aracın sivil memur olan katılanların kullanımında olduğunu öğrendikten sonra, Çerkezköy Belediye meydanında bulunan polis noktası önüne gittikleri ve sanık …’in burada görevli polis memuru olan tanık Mustafa Kemal Büyükdere’nin huzurunda katılanları kast ederek sinkaflı küfürler ederek oradan ayrıldıktan bir müddet sonra katılanların kullandığı ve Çerkezköy İlçe Emniyet müdürlüğünün hizmetinde bulunan araç ile karşılaştıkları, sanık …’in katılanların içerisinde bulunduğu aracın yanında durduğu ve kendi aracının kapısını hızlı bir şekilde açarak şikayetçilerin bulunduğu araca zarar verdikten sonra her iki sanığın araçtan dışarı çıkarak, sanık …’in katılanlara hitaben “Siz kimsiniz ulan benim oğlumu hırpalıyorsunuz” diyerek katılanlara hakaret ettiği ve ardından sanıkların katılanlara hitaben “Gücünüz yetiyorsa bize vurun ananızı avradınızı si…imin o…. çocukları” diyerek hakaret ettikleri anlaşıldığından, sanıklardan…’ın eyleminin hakaret ve mala zarar verme; …’ın fiilinin ise, hakaret suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece sanıkların hakaret suçunu haksız tahrik altında işledikleri kabul edilmekle, uygulama yapılırken TCK’nın 129. maddesi yerine, aynı kanunun 159. uygulama maddesinin gösterilmiş olması, aynı şekilde sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulurken 152/1-a maddesi yerine 150/1-a maddesinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden ve sanık … hakkında, mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 61/5. maddesi gereğince, haksız tahrik maddesinin, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi hallerden önce uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 168/2. maddesinin aynı kanunun 29. maddesinden önce uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış olup; sanık …’ın yeğenini hırpaladıkları için katılanların araçlarının yanına çok yanaşarak kapıyı da hızlı bir şekilde açmak suretiyle doğrudan kastla hareket ederek mala zarar verme suçunu işlediği kabul edildiğinden, olası kast hükümlerinin tartışılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.