Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/7412 E. 2014/13051 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7412
KARAR NO : 2014/13051
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı işverene ait işyerinde çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının tanıtımını yaptığı ürünlerin satışını artırmak için ahlak, doğruluk ve bağlılığa tamamen aykırı bir biçimde bir eczaneye mini buzdolabı ve printer kartuşu aldığı ve bu hususu kendisi ile yapılan görüşmede açıkça beyan etmesi üzerine iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 01/01/2009- 22/10/2012 tarihleri arasında tıbbi satış uzmanı olarak çalıştığı, davalı işveren tarafından bir eczaneye mini buzdolabı ve printer kartuşu almak sureti ile davacının satışları arttırma girişiminde bulunduğu iddiası ile davacının iş akdinin feshedildiği, davacının fesih bildirimine konu olay ile ilgili olarak yazılı savunmasının alınmaması,davacının menfaat temin edildiği iddia edilen eczane sahibinden konunun araştırılmaması ve yazılı şekilde dayanak olmadan menfaat temini iddiası nedeni ile iş akdinin feshetmesi hususunda, işveren feshinin geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda davacının Bölge Müdürü …’in 17.10.2012 tarihinde davacı ile coaching sırasında …Eczanesi 300 kutu eczane satışı ile ilgili olarak yaptığı görüşmede eczaneye insülinleri koymak üzere cebinden mini buzdolabı ve printer kartuşu alarak bu satışı yaptığının bildirildiği, Bu satılan malın kendi briklerinde 4 yada 5 eczane tarafından paylaşılarak tüketildiğini, eğer bu malı ben vermezsem başka bir eczaneden alınarak benim bölgeme gelecekti şeklinde savunma yaptığını ifade ettiğine dair Satış Müdürü …’ a 18.10.2012 de e-mail gönderdiği, bu mail üzerine davacının iş akdi feshedilerek 22.10.2012 tarihli fesih işlemi için 22.10.2012 tarihinde davacının çağrıldığı, iş akdinin tazminatsız feshedildiğini öğrenen davacının fesih bildirimini imzalamadığını, demirbaşları teslim edip ayrıldığına yönelik tutanak tanıkları duruşmadaki yeminli beyanlarında olayın doğruluğunu beyan etmiş olmakla davacının eylemi sübuta ermiştir. Davacının eylemi Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğine ve iş ahlakına aykırı olup doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan güven sarsıcı hareket kapsamında değerlendirlebilecek haklı fesih nedenidir. Mahkemece davacının eylemleri hakkında soruşturma açılmadığı gibi iddia edilen eczaneden de konunun araştırılmadığı ve iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetsizdir. Davacı tanığı olarak ifade veren ve aynı tarihte iş akdi benzer sebeplerle feshedilen … açtığı, kabulüne karar verilen dava neticesi işe iade kararı da Dairemizin 2014/189-1206 E/K. Sayılı 29.01.2014 tarihli kararıyla bozularak ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin yatırılan 21.15 TL harcın tenzili ile bakiye 4.05 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 136.10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 11.06.2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.