Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7399 E. 2014/1283 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7399
KARAR NO : 2014/1283
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık … ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, temyiz incelemesi dışındaki sanık … ile birlikte hareket ederek, kendisinin kiracı olduğu ve bu nedenle satışının mümkün olmadığını bildiği Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait araziyi katılan adına alacaklarından bahisle iş takibi karşılığında katılandan 15.000 TL aldıkları anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; suçtan doğan zarar giderilmediğinden tebliğnamedeki (1) numaralı; kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinden (2) numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Adli para cezasının belirlenmesi aşamasında uygulama maddesinin (TCK’nın 52/2.) gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” ve “2.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi; “günlüğü 20 YTL’den” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ifadesinin eklenmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkın kısmın tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.